000 001 002 003

Bakırköy’ün Tarihi  Nasıl  yok ediliyor?

Üç  imparatorluğa başkentlik yapmış bir şehir niteliği taşıyan, İstanbul tarihinin bilerek veya gerekli özen gösterilmeksizin  cahilce talan ve yok edildiği şu yıllarda Antik Bizans’ın hemen yanında Batı Roma İmparatorluğunu Bizans’a bağlayan  -Viya Eknatia – yolu üzerinde Septimus (7.km - 7.taş) adıyla  kurulmuş, bilahare Hepdemon, daha sonraları  Makri-Hori  bilahare Makriköy zamanımızda da Bakırköy olarak adlandırılmış olan ilçemiz de bu yok ediliş ve talandan nasibini almaya başlamıştır.

Tarihi kaynaklara göre:  Eski Sümerbank arazisi ile Yenimahalle , Taşhan Caddesi  ve İstanbul Caddesini de kapsayan (SSK Eski Doğumevi binasının arazisi de dahil olmak üzere) alanda Antik Bizans’ın Yazlık Sarayı’nın bulunduğu kesin olarak bilinmektedir.

Bunun kanıtları da 1960 yıllarında başlayan Bakırköy’deki imar hareketleri neticesi  yıkılıp yok edilen Bakırköy’ün ahşap ev konaklarının temel hafriyatlarında ortaya çıkartılan Antik Bizans dönemine ait buluntular ile Kenedy Caddesi yol yapımı sonrası denizden epey geride kalmış ve halen gece kulübü olarak kullanılan yakın tarihimiz de de kayıkhane olarak kullanılmış olan Bizans Sarayı’na ait lağım çıkış ağzının tonozlu yapısı ve kale beden duvarları ile Sütunlar , Sütun başlıkları , Lahit ve Lahitlere ait rölyeflerdir.

Bildiğimiz kadarıyla bunların bir kısmı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde , Bakırköy Akıl Hastanesi bahçesinde ve de şuan bulunduğumuz nokta da Belediyemizin mülkiyetinde olan Tıp Merkezinin bahçesinde bulunmaktadır.

Bu merkezin, inşaatı sırasında gün yüzüne çıkartılmış olan Antik Bizans’a ait son derece değerli arkeolojik objeler uzun süreden beri bu mahalde korumasız bir şekilde açık alanda durmaktadır. Mart 2014 yerel yönetim seçimlerinden 2 ay kadar önce  yani Ocak 2014de Belediye Başkan Yardımcısı Yervant  Özuzun Bey’e , bu arkeolojik kalıntıların gerekli koruma altına alınarak envantere işlenip işlenmediği sorulduğunda da hepsinin envantere işlenmiş olduğunu  ve gerekli tedbirin de alınacağını o tarihte ifade etmişlerdi.

2016 Mayıs ayı içerisinde  söz konusu Tıp Merkezine yaptığım ziyarette, arkeolojik objelerin içinde en göze çarpan ve en değerli parçası olan Quatrigo (4 atlı) melek ve savaş tanrısını betimleyen,mermer fresk’in yerinde ve mahalde olmadığı  tarafımdan görüldüğünde ve akabinde yapmış olduğum araştırmalar sonucunda da buradan çalınmış olduğunu ve o günlerde tutanak tutulduğunu fakat üzerine yeterince gidilmeyip konunun takip edilmediğini  öğrenmiş bulunmaktayım.

Bakırköy için tarihi değer olan bu röliyef’in şuan nerede olduğu mechuldür. Hangi karanlık eller tarafından Bakırköy’ün bağrından koparılmıştır.

 

Bu konuda ;

Başta İlçemiz Kaymakamı, Sayın Adem Öztürk’ü , Belediye Başkanımız Sayın Bülent Kerimoğlu’nu , Bakırköy Mimarlar Odası’nı ,Bakırköy Kent Savunması sivil toplum Örgütü’nü ve tüm Bakırköy’lüleri  sorumlulukla bu konunun aydınlatılması hususunda duyarlı olmaya ,

Bakırköy Halkı’na ve Kent’ine ait olan bu değerin tekrar Bakırköy’e kazandırılması için herkesi  göreve çağırıyorum.

Kamu oyuna saygı ile arz ederim.

14.06.2016

Sinan Göktürk – Mimar

Araştırmacı Yazar